Afyon adını M.Ö. 1340 yıllarında Hititler tarafından yaptırılan ve bu güne kadar ününü sürdüren kalesi ve yaklaşık 2300 yıldır ekilen haşhaş bitkisinden almıştır. M.Ö. 7000 Yılından başlayarak günümüze kadar yerleşim yeri olan İlimiz sınırları içerisinde Hitit, Frig, Grek, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı gibi uygarlıklar egemen olmuştur.
Selçuklu Türklerinin 1071 yılında Anadoluyu fethetmeleri sonucunda Afyon Türklerin hakimiyetine geçmiştir. Selçuklu Devletinin parçalanmasından sonra şehir bir süre Sahipoğulları
ın elinde kaldı. 1341den sonra akrabalık ilişkileri sonucu Germiyanoğulları
ın yönetimine geçen kent II. Yakup Bey zamanında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı topraklarına katıldı (1390). Ankara Savaşından (1402) sonra Timurun askerlerince yıkıma uğrayan şehir yeniden Yakup Beyin eline geçti ve onun ölümü (1428) üzerine, vasiyeti gereği kesin olarak Osmanlı Egemenliğine girdi. Fatih Sultan Mehmetin Karaman Seferleri sırasında, stratejik özelliği dolayısıyla askeri harekatın başlıca merkezlerinden biriydi. XVII. Yüzyılda ortaya çıkan Celali ayaklanmaları burayı da etkisi altına aldı.
Celali Karayazıcı
ın kardeşi Deli Hasan Kütahyayı alamayınca kışlamak üzere geldiği (1602) şehirde geniş ölçüde yıkıma sebep olmuştur. Mondros Barış Antlaşması
dan (8-9 aralık 1918) hemen sonra İngiliz Fransız ve İtalyan birlikleri yer yer Osmanlı topraklarına girdiler. Bu arada 16 Nisan 1919da Fransızlar Afyon istasyonuna yerleşti. 21 Mayıs 1919da iki subay ve 262 erden oluşan bir İtalyan birliği de Afyona geldi. Bu birlikler yerlerini 17 Mart 1920de Yunanlılara bıraktı. Çok kısa süren birinci işgalden sonra 13 Temmuz 1921de Afyon ikinci kez Yunanlılar tarafından işgal edildi ve Afyon 1 yıl 1 ay 25 gün Yunan işgali altında kaldı. Büyük Taarruz Afyon Cephesinde başladı. Yunan kuvvetleri bozguna uğratıldı ve şehir 27 Ağustos 1922de kurtarıldı. Bu tarih Afyonun Kurtuluş günü olarak kutlanır.